Lezzetler Sokağı: Gaziantep’in Tadı, Festivalin Kalbinde
GastroAntep, yalnızca bir gastronomi festivali değil; aynı zamanda Gaziantep’in yüzyıllardır süregelen mutfak kültürünün, emeğinin ve hikâyesinin dünyayla buluştuğu eşsiz bir deneyim alanı. Bu festival, her lokmasında tarih, her tabağında sanat barındıran Gaziantep mutfağının bir kimlik ve kültür mirası olarak tanıtılmasını amaçlıyor.
Bu yıl T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Kültür Yolu Festivali kapsamında 7’ncisi gerçekleştirilen GastroAntep, Festival Park’ta kurulan “Lezzetler Sokağı” ile gastronomi tutkunlarını adeta lezzetler arasında bir yolculuğa çıkardı.
160 Katılımcı
| Binbir Tat: Gaziantep’in Sofrası Festivalde Kuruldu
Zengin içerikli bu sokak, 23 kamu kurumu, 1 hastane, 2 kadın kooperatifi, 82 yerel işletme (kebap, yöresel yemek, tatlı, dondurma, içecek, el işi ürünleri, gözleme, börek, dürüm, pastane, kafe), 30 bireysel katılımcı (el yapımı gıdalar, tatlılar, içecekler, el işleri), 6 Gaziantep Kent Konseyi Doğal Yaşam Pazarı standı, 16 firma ile birlikte toplam 160 katılımcıdan oluştu. Her biri Gaziantep’in köklü gastronomi mirasını yansıtan bu stantlar, yerel tatların yanı sıra bölgenin üretim gücünü, zanaatını ve kadın emeğini de ön plana çıkardı.
Kebaptan
Tatlıya, Baharattan Kurutmalığa: Antep’in Tüm Renkleri Bu Sokakta
Ziyaretçiler, Lezzetler Sokağı’nda Gaziantep’in coğrafi işaretli ürünlerini tatma, tanıma ve satın alma imkânı buldu. Meşhur Antep kebapları, tandır yemekleri, katmer ve baklava gibi tatlılar, yöresel içecekler, baharatlar, kurutulmuş sebzeler, salçalar, zeytinyağları ve çok daha fazlası bu özel sokakta gastronomi meraklılarını bekledi.
Ayrıca el emeği göz nuru ürünlerin sergilendiği alanlar, sadece damaklara değil, gözlere de hitap etti. Kadın kooperatiflerinin ve bireysel üreticilerin sunduğu el yapımı ürünler, geleneksel üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağladı.
Gaziantep’in
Lezzeti Dünya Sahnesinde
Lezzetler
Sokağı, sadece tatların değil, aynı zamanda Gaziantep’in üretim gücünün,
kültürel çeşitliliğinin ve toplumsal dayanışmasının da sergilendiği bir vitrin
oldu. Yerel üreticiler, esnaf, kadın girişimciler ve genç şefler bir araya
gelerek Antep’in yemek kültürünü sadece tanıtmakla kalmadı, aynı zamanda
geleceğe taşıdı.